Yılanlar ve Arılar istila ediyorlar… Dü…

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

5 Cevaplar

  1. Sami34 dedi ki:

    Bunun nedenini anlamak çok basit bence. Hayvanları değil insanları gözlemleyin yeter. Euro 2012 saçmalığı adına Ukrayna ve Polonya’da sayısız sokak hayvanı acımasızca katledildi, fırınlarda yakıldı. Dünyanın her yerinde bu tür olaylar azalacağı yerde artıyor, çünkü büyük bir ahlaki çöküntü var! Türkiye’de olmasına da şaşırmamak lazım, her gün hayvanların aleyhine yeni kanunlar çıkartıyorlar! Eee o halde bu durumlara hayvanlar aleminin sessiz kalmasını mı bekliyoruz?! İnsanlık bu gidişat içinde çok daha fazla acı yaşamayı hak ediyor bence…

  2. Ömer dedi ki:

    Ani iklim değişiklikleri, aşırı yağışlar ve birden bastıran sıcaklıklar gibi etkilerin hayvanları strese soktuğu gerçeğini de göz ardı etmememiz gerekiyor. Özellikle, ağaç tarantulaları haricindeki tarantulalar ve yılanlar gibi yer altında yuva kuran hayvanlar ve yumurtaları, şiddetli yağışlarla oluşan sellerde, aşınan toprak ile birlikte sürüklenip, insanların ve evcil hayvanları yaşadığı daha düz yerlere gelebilirler. Bu hayvanlar ömürlerini kısıtlı bir bölgede yaşayan hayvanlardır. Doğdukları ve üredikleri alanlar bellidir ve bu alanları sahiplenirler. Sel veya su baskınları ile yerleri değişen bu hayvanların, yeni yerleşim alanlarını benimseyip, burada yuva kurmaları ve diğer hayvan ve insanları tehdit olarak görmeleri normaldir. Öncelikle bölgelerini, yuvalarını ve varsa yavrularını korurlar. Tabi sel ve su baskını etkisiyle, bu hayvanlarla birlikte diğer böcek ve yer altı hayvanlarının da yeri değişir. Bu da besin zincirini oluşturur. Arılarda da benzer durum söz konusudur, aşırı fırtına ve yağışlar, arıları, kovan yapacak daha güvenli yerleri bulmaya yönlendirir. Özellikle, bal arıları için park ve bahçelerdeki süs çiçekleri bulunmaz bir nimettir. Dünyanın manyetik alanının değişmesi, okyanus akıntılarındaki değişikliklere bağlı iklim anormalliklerinin yanında insan etkisiyle oluşan durumlardır. Bunun yanında nüfus artışıyla birlikte, insanların yayılması etkisi de vardır. İlerleyen zamanlarda, yukarıdaki haberlere benzer olayları daha çok duyacağız gibi….

  3. mehmet dedi ki:

    1940 lardan beri izlenen bir arastırma var .Bu arastırmanın sonuclarına , özellikle 11 yılda bir olan asırı günes aktiviteleri nin seyirleriyle ilgili.BUna göre , aktif günesin aktif oldugu zamanların hemen ardından dünya üzerindeki savaslar ,terorizm faaliyetleri ,ani gelisen catısmalar ,kavgalar vs ler artmakta imis. Günes patlamaları dünyaya fazlaca kozmik ısın göndermektedir .Alfa ,beta dolaylı olarak x ısınları artısı insanlarda oldugu gibi hayvanlarda da tuhaf ,abartılı davranıslara ,dengesizliklere neden olmaktadır..Bilmiyorum haberleri takip ediyormusunuz ? Gecenlerde yine yüksek boyutlu bir günes patlaması oldu ve o hafta icinde gazetelerde 5 ayrı yamyamlık olayı sütunlara cıktı. Biliyorum tuhaf . bir diger konuda topragın ısınması : bu ısı derecelerini biz hissetmeyebiliriz ancak dogal olarak hayvanlar cok duyarlıdır..Örnegin edirnede bir evden 6-7 yılan cıkarıldı ..Adam neredeyse evi yakacaktı …Bu sanırım mayıs sonuydu..Dünyanın merkezine ulasan kozmik ısın miktarı gazlarda genlesmeye yolactıgını düsünüyorum.Bunun da malesef baska ,ufak bir yıldız heliosferiyle ilgili oldugunu sanıyorum.Tabi ki manyetik alan degisimleri ve Ömer Bey’in dediklerine ek olarak eklemek istedim.

  4. Anonim dedi ki:

    teyzemin evindeki klimanın içine arılar yuva yapmış ilaçlatmak zorunda kaldık. bu konuyla alakalımı bilmem ama bu yıl hemen hemen her gun ulkemizde denze giren insanların bogulma habernn gelmeside ilginç

  5. kar kokusu dedi ki:

    bundan bir kaç ay evvel yaklaşık 50 dakika kadar süren bir belgesel izledim. belgesel de brezilya ve amazon ormanlarını işleniyordu. ancak garip olan şey şu; tuhaf hayvan davranışlarının, yeni tür keşiflerinin, görülmemiş hayvanların farklı coğrafyalarda görülmesinin, hayvan saldırılarının arkasında, yıllar evvel brezilya hükumetinin amerikadan kendi ülkelerine naklettiği hayvanları HİBRİTLEŞTİRMEK SURETİYLE yeni hayvan türü elde ettiklerini, bunların iklimsel ve coğrafi yönden yeni yerlerine alışamadıklarını ve inanılmaz şekilde üreyerek konrtolden çıktıklarını falan filan işte ifade ediyordu. inanılmaz zehirli hayvanların nasıl olup da kıtalar arasında seyehat edebildiğini açıkladıkları bölüm çok tuhaftı. açıklama şu; dünya genelinde yapılan gıda ticareti ve nakliyesi neticesinde kargolamayla kargoya karışan bu hayvanlar dünyanın her yerine bilinçli olarak dağılıyormuş. mesela biz örümcek var el kadar belki daha büyük. muzu çok seviyormuş. brezilyadan ithal edilen muzların içlerine girip saklanıyor ve bu şekilde de kıtalar arası yolculuk yaparak bizlere kadar ulaşıyormuş. geldikleri yeni yerde de daha çok mutasyona uğruyor ve ölümcülü bile aratan değişik zehirler salgılıyorlar. mesela bir tırtıl vardı. sevimli mi sevimli. ama bir küçücük iğnesindeki zehrin etkisi ile insan bedeni bütün kanını kendi vücudundan dışarı atıyor ve kurtulmak mümkün değil. böyle acayip işler var yani…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir