Dünyayı ve insanlığı kurtaracak şi…

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

10 Cevaplar

  1. Factorx dedi ki:

    Saçma ki, aydan dünyaya bir tane taş parçasının getirilmesi bile milyon dolar maliyet. Hem işlenecek hem nakliye filan inanılmaz maliyet ne kadar paran olursa olsun… Başka bir amacı olduğu kesin…

  2. kerim dedi ki:

    tahminen bi concept yada gır gır gibi bişey, mantıken az değil bayaa saçma yada 20-50 sene sonra yapılcak şeylere yatırımda olabilir yada tümüyle boş reklam..

    • erkan dedi ki:

      Gezegenlerin değil, dünyanın yakınında var olan 1500 dolayında asteroidin üzerinde maden arayacaklar (özellikle platinum gibi madenler). Yer çekimi düşük olan yeterince büyük asteroidlere iniş, ay gibi çekimi daha kuvvetli bir yapıya inmekten çok daha kolay, dolayısıyla maliyeti daha düşük.

      • kerim dedi ki:

        sanmıyorum james cameron ın avatarı hortlamak için yapılan balon haber deniyo avatarı izleyen bilir malum konu bire bir benzer avatar 2 mi geliyo diye tiye alınış o dediğin bile kısmi global krizdeki dünyaya çok pahalı hatta uçuk..

  3. admin admin dedi ki:

    Hiç tahmin ettiğiniz gibi bir reklam olayı ne yazık ki yok…

    Olay tamamen gerçek ve tüm ciddi ekonomi dergilerinde boy boy reklamları çıkacak yakında…

    Yarın tüm haber site ve gazetelerinde okumaya başlayacaksınız…
    Ayrılan çok ciddi bir sermayeyi sadece reklam için böyle boşu boşuna vermezler…

    • kerim dedi ki:

      valla yorumları okudum genelde tiye alınmış şu anki günzümüz teknolojisi ile zor ve çok pahalı yakın gelecek concepti gibi duruyo en az 20-50 yıl arası firma uzaya çıkma tarihini verince anlarız animasyondan başka bişey yok şu an..

  4. aslı dedi ki:

    James Cameron daha önce de Mariana çukuruna indi.Orada ne aradı,ne yaptı,neler buldu?Şimdi de uzaya çıkıyor.Bu kadar misyon sahibi olmak bir tesadüf mü?

    Bu uzay uçuşu,maden aramakla açıklanamaz.Zaten dünyada varolan madenleri niye arasınlar?
    Bu,varlıklı elitin; Dünya’da oluşması beklenen büyük bir değişimi,büyük bir olayı ne denli ciddiye aldıklarının kanıtıdır.

  5. Ξпsɑr Ξпsɑr dedi ki:

    Hem Ay’a çıkar, hem de 20000 fersah derine inerler…Kim bunlar?
    Bilim-kurgu nedir?
    İsrail dışişleri bakanı Lieberman, İran’ın kuzey sınırındaki Azeri hava üslerine erişim izni verildiğini iddia eden haberleri neden yalanlamaz, “kurgu” demez de, ‘bilim kurgu’ olarak niteler?

    Sinema nedir?
    Neden dünyanın en ünlü yönetmeni uzayın dört bir yanına keşif robotlarından oluşan bir ordu göndermeyi ve değerli madenleri taşıyan gök cisimlerini tespit ederek uzayda madencilik yapmak için bir şirkete ortak olur?

    James Cameron ve Avigdor Lieberman’ın “bilim-kurgu”da buluşması tesadüf değil.

    Öyle bir zaman dilimi içersine girdik ki, kurgu ile gerçek arasındaki fark günlerle ölçülür hale geldi.
    Düşleyen ile uygulayan arasında eskisi gibi yüzyıllar yok artık.
    Yeter ki “yeni bir fikir” olsun.
    Hiçbir şeyin imkansız olmadığına bir kere inanırsanız, bunu gerçekleştirebileceğine inandırıldığınız güçten ister istemez etkilenir, hatta korkarsınız.

    Belki de ona teslim bile olursunuz… “İran’ı hayal ettiğimiz gibi vururuz” diyen güçten kim korkmaz, örneğin?

    Eskiden “Her şey mümkündür”ün dili yazıyla sınırlı iken, günümüzde o dili neredeyse tüm duyu organlarımızla algılar hale getirildik.

    Dokunarak, görerek, koklayarak ve en önemlisi seyrederek.

    Eskiden hem Ay’a hem de denizler altında 20000 fersaha ancak Jules Verne’in yazdıklarıyla yolculuk edebilirdik.

    Şimdi Hollywood yönetmenlerinin kendi dizayn ettikleri denizaltılarla, dünyanın en derinin nasıl daldıklarını canlı olarak seyredebiliyorsunuz. Aynı adamın ortak olduğu şirketin uzaydan toplayacağı asteroidlerden nasıl maden çıkartacağını internetten canlı olarak öğreniyorsunuz.
    Ancak gene de dikkat etmeleri gereken bir nokta var.
    Onlar istedikleri kadar yapsın, ‘hayal’in ‘ürün’ dönüşebilmesi için önce sizin buna ikna edilmeniz gerekir.

    Eskiden hayalleri soyutluğa mahkum eden duyularımız, söz konusu sınırların kaldırılmasında artık en önemli araç haline getirildi.

    Dolasıyla dünyanın en güçlü propaganda makinası Hollywood’un bilim-kurgu sevdası, “sadece eğlence” ile açıklanamaz.

    Çektikleri filmler ile gerçek ile sanal arasındaki algı farkını yok edenler, şimdi aynı dili ve araçları kullanarak bize bir şey vaad ediyorlar.

    Toplamak istedikleri değerli madenlerin yüksek teknolojide kullanılacak olması rastlantı değil.
    Teknoloji, Hollywood ve kontrol kelimeleri dünya tarihinde ilk kez bir araya gelmiyor.
    Ancak ilk kez bu kadar iç içe geçmiş durumda.
    Soru şu: Vaad ettikleri şey ne kadar masum?

    İyibilgi

  6. Psikostratejist dedi ki:

    Bu bana nedense Resedent Evil filmini hatırlattı.Global üstü dünya şirketinin neler yaptığı ya da yapacağıyla ilgili güzel bir fikir veren bir film.Sadece kurulmasını duyurmak için böyle uzay madenciliği gibi gerçek ya da kurgusal bir konu seçilmiş olabilir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir