CERN Tanrı parçacığını buldu mu ? 4 Temm…

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

4 Cevaplar

  1. Factorx dedi ki:

    Böylece bulmacanız da çözümlenmiş oldu 🙂

    Lakin şu parçacık-partikül meselesi karışık. Parçacık aynı tanrı parçacığında olduğu gibi görece daha popüler bir kelime olduğu için kullanıldı basında ama deney başkanları hep alan kelimesini kullandı. Son açıklamada ATLAS deneyi sorumlusu kadın da açıklamalarında Higgs alanına giriyoruz bundan sonra dedi. Dediğiniz gibi bir higgs varsa bu bir enerji seviyesi olacaktır açıklamalar da bu enerji seviyesi kelimesi de kullanıldı zaten. CERN’in buradaki olayı dediğiniz gibi parçacık kelimesini düzeltmemeleri, insanlar böyle daha kolay anlıyor diye düzeltmemiş olabilirler çünkü bu alanı (Gerçek ve ya değil) anlamak güç. Kısacası evet bu bir alan.

    Teori; enerjinin bir araya gelip kütleyi yaratmasına bu alanların sebep olduğu yönünde. Yani karanlık madde meselesine geliyoruz buradan. Enerjinin seviye atlaya atlaya madde ve kütleyi oluşturduğu iddiası neden araştırılmıyor da maddeye kütle verdiği iddia edilen bir alan araştırılıyor diye sorarsak eğer bunun cevabı evrendeki toplam kütle miktarında saklı. Madde toplam enerjinin çok küçük bir bölümü. Yüzde 4 gibi bir bölümü. Peki yüzde 96 nerede ya da ne? Buna da karanlık madde demişler. Tüm hikaye buradan başlıyor doğru ya da değil. Belki de dediğiniz gibi komple yanlış bir yoldalar ama sizin dediğiniz gibiyse karanlık maddeye ya da etere ne diyeceğiz? Bunu nasıl açıklayabiliriz? Bu da yine farklı bir enerji seviyesi midir?

    Bir de o zaman çoklu evrenlere de inanmıyorsunuz?

  2. Hallac-ı Mansur
    ’un
    Yeni Platonculuk
    ’tan esinlenen düşüncelerine göre
    “evren” yaratılmamıştır
    ,
    bir ışıkkaynağı olan Tanrı özünün yansıması sonucu oluşmuştur. İslam dininin ileri sürdüğü yaratış-yaratılışolayı yanlış anlaşılmıştır. Tanrı’dan başka bir varlık olmadığı için “yaratılmış nesne” den söz edilemez.Yaratılmış nesne , tek varlık olan Tanrı karşısında ikinci bir varlığın bulunduğunu ileri sürmektir. Buda tanrısal öze aykırıdır, iki ayrı varlık olduğunu söylemektir
    .[

    • 9unerc dedi ki:

      Güncel bir haber bu düşünceyi gayet güzel destekliyor: Şok edici denen haberde, big bang sonrası erken evren zamanından (10.7 milyar yıl önceden ) samanyolu gibi spiral yapıdaki bir galaksinin keşfi mevcut bilgi dahilinde olabilmesi beklenen birşey değilmiş… “Current wisdom holds that such ‘grand-design’ spiral galaxies simply didn’t exist at such an early time in the history of the universe.” A ‘grand design’ galaxy has prominent, well-formed spiral arms.

      phys.org/news/2012-07-earliest-spiral-galaxy-discovery.html

  3. Irfan Isgör dedi ki:

    Neyin ne olup olmadığı konusunda yorum yapmadan önce gözlemlerimizin farkındalığını başkalaştırmak gerekli.. Şöyle ki; varolan herşey davranışlarda bulunmaktadır. Bu davranışların neler olduğu konusunda genelleme yaparsak ilginç sonuçlar ortaya çıkacaktır. Örneğin , iletişim bir davranış çeşididir ve evrenden var olan her şey iletişim/etkileşim halindedir , dediğimizde evrensel bir realiteye ulaşmış oluruz. Peki neden evrende var olan herşey iletişim davranışı göstermektedir , diye sorduğumuzda ; öyleyse evrende var olan herşeyin yapısının özünde (canlı , cansız , kütleli , kütlesiz , vb..) aynı temel davranışı ortaya çıkaracak aynı yapı elemanı olduğunu söyleyebiliriz. Genel davranışlar olarak iletişimden başka beslenme , çoğalma , değişim ve başkalaşım , cazibe , birlik ve beraber olma , güvenlik'i yazabiliriz. Kütleli veya kütlesiz yapılar aynı davranışları gösteriyorlarsa , özde aynı yapı elamanlarına sahip oldukları yazabiliriz. Farklılık sadece algılarımızda ortaya çıkmaktadır. Kütleyi algıladığımızda değil de algıladığımızı kütleli kabul ediyoruz , demektir. Birinin nefretini veya sevgisini , bedenimizde rüzgar etikisine benzer bir şekilde hissedebilseydik nefretin veya sevgininde kütlesi olduğunu kabul edecektik. Çünkü nefret veya sevgiyi ölçülebilir halde algılayan bedenimiz , gerekli ayırımı yapacak ve maddenin 5 .ci halindeki nefret için bilimsel verileri ortaya koyacaktı. Cern'da aranıp da bulunduğu iddiası gündeme gelen Higgs bozonu için de durum aynıdır. Kütleye sahip olmak veya olmamak , enerji alanı , bizim algılarımızda vardır. Bir şeyin varlığı , kendisini veya etkisini algıladığımızda söz konusudur..

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir