2012 de neler olacak ? Beklenen ve teori…

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

6 Cevaplar

  1. maverick dedi ki:

    12. Madde hariç hepsi olacak gibi. uzaylılarda artık seneye dünyada birşey kalmayınca gelirler.:) …

  2. kerim dedi ki:

    açıkçası bişey olacağına inancım yok ,belki abd irana girer o olabilir o bile kanımca düşük ihtimal…

  3. john conner dedi ki:

    Ben şimdi size kehanetlerden değil de, bilimsel gerçeklerden bahsetmek istiyorum. Mümkün olduğunca sade bir dil kullanmaya çalışacağım. Yeryüzü ile iyonosfer tabakası arasındaki doğal titreşimler 1952 yılından beri ölçülmektedir. Buna Schumann Rezonansı denir ve SR simgesi ile gösterilir. Bu değer asırlardır 7,8 devir/saniyeydi. Fakat son yıllarda bu değer hızla artarak 12 devir/saniyeye kadar yükseldi. Son günlerde sıkça görmeye başladığımız seller, fırtınalar ve acayip hava koşulları bu artıştan kaynaklanıyor olabilir. 13 devir/saniye ise “zero point” yani sıfır noktası olarak kabul edilir. Bu değere gelmemize çok az kaldı. Schumann Rezonansı 13 devir/saniyeye ulaştığı zaman dünyanın dönüş hızı duracak ve dünya bir iki gün içinde ters yönde dönmeye başlayacak. Güneş doğudan değil, batıdan doğacak. Bildiğimiz bir çok teknoloji işlemez hale gelecek. Ayrıca bu artıştaki hızlanma bizde, 24 saatlik bir günü, 16 saat yaşanıyormuş gibi bir hissediş yaratıyor. Manyetik rezonansın 13 devir/saniye değerine varmasıyla, dönüş yönünü değiştirecek olan dünyanın, çok uzun yıllar önce de dönüş yönünü değiştirip bugünkü yönünde dönmeye başladığı biliniyor. Ayrıca dini metinlerde de güneşin batıdan doğması kıyamet alametlerinden biri olarak gösterildiğini belirtelim.

    Yaşanması mutlak olan bu devreye ermemize az bir zaman kaldığı ve felaket günlerinin arifesindeki şu günlerde, insan milletinin hazır olmaya ihtiyacı vardır. Bizden uyarması…

  4. ixion ixion dedi ki:

    Düşünülecek olursa ilk 3 madde şu anda zaten yaşanmakta. Ciddi ekonomik çöküşleri yabancı medya tarafından takip edebiliyoruz. Türkiye medyası ise malesef halen yetersiz kalmakta. John Conner isimli üyenin bahsettiği rezonans ise güneş sistemine manyetik alanı çok kuvvetli bir cismin girdiğini kanıtlar güçte.

    Küresel ısınmaya gelince, bu teoriyi bi yerde duymuştum. Çok da mantıklı gelmişti. Teoriye göre küresel ısınmanın karbon kullanımı ile yakından uzaktan alakası yok. Çünkü Dünya yüzeyden değil içten ısınmakta. Lakin kutupların soğukluk seviyelerine bakacak olursanız, hava sıcaklıkları genelde eksi derecelerde devam etmekte. Ancak kara parçasından buzul kütleleri kayarak denize katılmaktadır. Bu da kutupların havadan değil, toprak altından yani Dünya merkezinden ısındığını ve buzulların da toprak ile ilk temas noktasından eriyip kaydığını kanıtlar seviyede. Benim merak ettiğim eğer bu teori doğru ise, neden karbon kullanımı bahane edilerek bu çeşit bir yaklaşımda bulunuluyor?

    Chip olayına gelinince, bildiğiniz gibi America’nın bir eyaletinde ID Chip denilen bir kimlik projesi yürütülmekte. Projenin amacı kimliğinizi bir chip halinde deri altınıza yerleştirmekten ibaret, bu sayede kredi kartı veya kartvizit gibi birçok şeyi derinizin altındaki bu chip de barındırabileceksiniz. Buraya kadar pozitif olarak gözükse de biraz teori kurarsanız negatif yanları direk anlaşılmakta (devletin halkını koyun gibi işaretlemesi bir örnek).

    • john conner dedi ki:

      ixion, söylediklerine aynen katılıyorum kardeşim. Manyetik rezonansın artışını bilim adamları güneşteki düzen dışı büyük patlamalara bağlıyorlar. Tabii bu bir şaşırtmaca da olabilir. Yani senin dediğin gibi güneş sistemine manyetik alanı çok kuvvetli bir cisim de girmiş olabilir. Mantıklı görünüyor. Küresel ısınma konusunda da aynı fikirdeyiz. Sen zaten bilimsel altyapısını anlatmışsın. Komplo teorisi de benden olsun. Küresel ısınma koca bir yalan. Bilindiği üzere karbon emisyonları fosil yakıtlardan (petrol, doğal gaz, kömür) kaynaklanmaktadır. Yani karbon emisyonunu azaltmanın yolu daha az fosil yakıt kullandırmaktan geçer. Büyük güçler karbon emisyonunu bahane ederek fosil yakıt ticaretini tekellerine almayı başarmıştır. Petrol fiyatlarını manipüle ederek milyarlarca dolar kazanmışlardır. Kyoto Protokolü’nü imzalamayan ülkelere bakıldığında ne dediğim anlaşılacaktır. Ez cümle, küresel ısınma yalanına inanmayalım arkadaşlar.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir