Dünya’da fiziksel bedende yaşam deneyimlemek isteyen dünyadışı(Aliens) ruhlar var. Dünyanın 3. boyuttan 4. ve 5. boyuta geçişine yardımcı olmak,geçişi hızlandırmak,yüksek bilinci geliştirmek,insanların titreşim seviyelerinin yükseltilmesine yardımcı olmak istiyorlar.Bunun içinde siyasi liderlik kadrolarında görev almak istiyorlar.

Normalde ruh doğum öncesinde bedene girerken;bu ruhlar,çocukluk döneminde gecirilen öğrenme zamanını bir kayıp olarak kabul edip,yetişkin bir vücutta enkarne olmayı tercih ediyorlar.
Bunun içinde gönüllü yetişkin,vücudunu terketmeli ki öbür ruh transfer olsun buda erişkin vücut hasta ya da zayıf düştüğünde (travma,ağır depresif bir durum,ameliyat) meydana geliyor.Eski ruh dışarı yürüyor,yeni ruh içeri yürüyor.
Eterik düzeyde 2 ruhun yaptığı bir anlaşma sonucunda,2. ruh bedene giriyor.
Bedenin anılarını devralarak koruyarak farklı bir varlık oluşuyor.1. ruhta geçmiş anılarını koruyarak yoluna devam ediyor.
Buna WALK-İN ya da WALK-İNS deniyor.Bu terim ilk defa 1979′ da Ruth Montgomery tarafından kullanılmış.
2.Ruhun içeri yürümesiyle;Yetişkin beden ruhsal enerjinin etkisiyle,güçlü bir canlanma duygusu yaşıyor.Walk-in yaşayan kişiler türlü psişik güçler sergilemeye başlıyorlar.Başkalarının düşüncelerini okumak,geleceği ve auraları görmek gibi.
1986′dan itibaren bizi New Age’e hazırlamak için giderek artan sayıda geldikleri söyleniyor.
3 Kasım 1992′de Weekly World News dergisinde yayınlanan bir makalede (1979-2007 arasında ABD’de yayınlanan dünyanın en popüler New Age dergisi, şimdi internette bir web sitesi olarak yayınını sürdürüyor) bir uzaylının (Alien) Bush ve Clinton’la 90 dakika görüştüğü, Senatoda 5 walk-in senatörün olduğu bilgisini verdiği yayınlanmış. Bu 5 senatör yeniden seçilmişler.
Onlarla bu konu hakkında görüşülmüş,önce walk-in olduklarını yalanlamışlar,sonrada kabul ederek ‘Bu buzdağının görünen kısmı’ demişler.
Bir walk-in’in de ABD Başkanı seçileceğini söylemişler.Bush’un bu tanıma uymadığı ama Bill Clinton’un bu tanıma uyduğu söylenir. Gezegensel değişim arttıkca sayılarının milyonları bulacağı söyleniyor.
2009 Yılında da Rusya’da kendilerini Ölümsüzlük Şirketi olarak tanıtan bir grup bilimadamı enerji olduğuna inandıkları ruhu sağlıklı bir bedene transfer ederek ölümsüzlüğü sağlayacaklarını,bu projeyle en geç 2045′e kadar insan ruhunun yerini tam tespit edeceklerini ve bu ruhu kopyalayarak yapay bir bedene taşıyacaklarını iddia ettiler.Rus Ortodox Kilisesi projeye karşı çıktı.
Projede ölümsüz ruha,sibernetik teknoloji ve cyborg ile ulaşılacak,ruhu daha sağlıklı bir ortama geçmeye davet edecekler. E-İnsan yaratılacak.Uygarlığın geleceği bizim ellerimizde diyorlar ve şimdiden 9.000 katılımcıları var.
Şaşırıtıcı bir bilgi ama İnsan ırkının hayatta kalma oranı 2000′li yıllardan itibaren katlanarak azaldığı raporlarla tespit edilmiş.
Walk-in’ler ve Russia 2045 projesi şu anda ki mevcut bedenlerin 2045 koşullarına uyamayacağının bir kanıtı mıdır?
Robotlara yerleştirilen ruhları manipule etmek daha mı kolay olacaktır?Askerler yerine mekanik bedenli androidler neyi kolaylaştıracaktır?
Sizce bütün bunlar bize; Ölüm,ruh,ölümsüzlük konularında öğretilenleri yeniden gözden geçirmemiz gerektiğini göstermiyor mu?
Uzaydan gelen ruh transferleri,sıradan bir bilimsel çalışma haline gelen ruh transferleri zaten dünya genelinde varolduğu söylenen yaklaşık 200.000 ölümsüz insanoğlunun mümkün olabileceğini anlatmıyor mu?
Bu konuya Forum alanında ekleme yapabilirsiniz...
Factorx 23:19 on 20 Mayıs 2012 Permalink |
Çok teşekkürler ve tebrikler. Türkçe siteler arasında bu tür formata sahip bir sitenin eksikliğini çekiyorduk. Belki de ondan değişik konuların altında uzun uzun yazıştık durduk sizin istememenize rağmen
Çünkü bunları tartışabileceğimiz bir forum gerçekten yok.
Bilgiye ulaşmanın bu kadar kolay olduğu bir dönemde bilgiyi sorgulamadan almaya alıştık. Büyük medya karteller, ana akım medya bize ne bilmemiz ve ne kadar bilmemiz gerektiğini söylerken biz sadece tüketici olduk. Bilgiyi sorgulamadan aldıkça daha kolay yönetilir, yönlendirilir olduk. İnternet medyasının bu ana akım medyanın işlemediği, dünyayı ilgilendiren, biraz da hayat üzerine felsefe yaptıran konuları işlemesine ihtiyacımız var. Böyle siteler ve forumlara da haliyle…
O nedenle yaptığınız işin çok değerli olduğunu düşünüyorum. Oldukça faydalı, hatta ana haber bültenlerine çıkacak konular işleneceğinden eminim. Çünkü bluebox sitesinden nasıl haber kopyalanıyorsa başka sitelere, ana akım medyanın yönü de kullanıcı odaklı sitelerin gündemlerine kaymaya başladı.
Gündem yaratacak konulara… Hayırlı olsun